Yemen'de Geniş Çaplı Karaharekat: Pakistan Askeri Destekle Husilere Operasyon
Yemen hükümeti Kızıl Deniz limanlarına yönelik Husili saldırılarını durdurmak için 'zafer' kod adlı operasyonu başlattı; Pakistan'ın askerî varlığı stratejik dengeleri sarsıyor.

Adan — Yemen'in uluslararası tanınan hükümeti, İran destekli Husi milislerine (Ensarullah) karşı geçtiğimiz gece saat 02:00 civarında başlattığı "Al-Nasr" (Zafer) kod adlı kara-hava operasyonu, Marib, Cebel ve Sahil kuzey komutanlıklarında eşzamanlı olarak devreye girdi. Resmi kaynaklardan edinilen bilgiye göre operasyonun ilk fazında Husi kontrollü kıyı şeridindeki fırlatma rampaları, radar istasyonları ve lojistik depolanma alanları hedef alındı.
Pakistan Faktörü: Bölgesel Güvenlik Mimarisindeki Kırılma
Operasyonun en dikkat çekici boyutu, Suudi Arabistan başkanlığındaki Arab Koalisyonu'nun yanında Pakistan Ordusu'nun askerî danışmanlık, istihbarat paylaşımı ve karargah koordinasyonu seviyesinde doğrudan katılımıdır. Islamabad'dan yapılmış resmi açıklamada, "Kızıl Deniz'de uluslararası ticaret rotalarının güvenliği ve İslam dünyasının ortak çıkarları" gerekçesiyle bir askeri danışmanlık kontenjanının Adan ve Riyad'a sevk edildiği onaylandı. Bu hamle, Pakistan'ın Yemen iç savaşına 2015'te parlamentosun "tarafsızlık" kararıyla askerî katılımı reddetmesinden bu yana ilk kez resmî bir askerî varlık sergilemesi olarak değerlendiriliyor.
Kızıl Deniz ve Petrol Ekonomisi: Operasyonun Stratejik Tetikleyicileri
Harekatın tetikleyicisi, Husilerin son 6 ayda Hadramut ve Şevbe petrol limanlarına yönlendirdikleri balistik füze ve deniz altı drone saldırıları oldu. Bu saldırılar, Yemen hükümetinin tek kalan dış gelir kaynağı olan ham petrol ihracatını tamamen durdurmuştu. Bir önceki hafta Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg'in Muskat'ta yaptığı gizli görüşmelerde Husilerin "limanları hedef almayı bırakma" taahhüdünden dönmesi, hükümetin askeri opsiyona yönelmesini zorunlu kıldı. Askeri kaynaklar, operasyonun hedefinin Sana'a'nın işgali değil, Husi heavy weapon (ağır silah) envanterinin kıyı şeridinden geriye itilerek deniz ticaretinin güvenliğinin sağlanması olduğunu vurguluyor.
İnsani Kriz ve Sivil Güvenlik Protokolleri
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), operasyon başladığı günden itibaren Marib ve Cebel çevresindeki sakin yerleşim birimlerinden 12 binden fazla kişinin yerinden edildiğini bildirdi. Hükümet tarafından, sivil kayıpları minimize etmek amacıyla "insani koridorlar" ilan edildiği ve Uluslararası Kızıl Haç/Kızıl Hilal Komitesi (IKHK) ile koordinasyonun sağlandığı belirtildi. Ancak Husilerin sivil mahallelerin içine ağır silah yerleştirdiği (insan kalkanı taktiği) raporlandığı için, hava destekli harekatta hassas mermi kullanımının zorluğu artıyor.
İran ve AB Boyutu: "Bölge Güvenliği" Çerçevesinde Yeni Denge
Tahran, Dışişleri Bakanı Abbas Arağçı aracılığıyla operasyonu "bölge istikrarına darbe" olarak niteleyerek durdurma çağrısında bulundu. Diplomatik gözlemciler, Pakistan'ın operasyona dahil olmasının, Suudi-Arabistan-Pakistan askeri ittifakının (özellikle nükleer paylaşım ve JF-17 Thunder savaş uçağı projeleri bağlamında) Kızıl Deniz'e uzandığının işareti olarak okunuyor. ABD ve AB ise "taşkınlık riskine karşı" uyarırken, Husi saldırılarının uluslararası ticareti tehdit ettiğini kabul ederek, 2216 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı çerçevesinde hususî bir toplantı planlıyor.
Saha kaynaklarına göre, operasyonun ilk 48 saati Marib'in kuzeybatısındaki stratejik Cebel vadi kontrolünün ele geçirilmesiyle şekillenecek. Husi komutanlığı henüz resmi bir karşı saldırı başlatmamış, ancak Sana'a'dan Marib'e doğru takviye sevkiyatları tespit edildi.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
