HaberGo
Gündem

15 Ekim deprem listesi: AFAD ve Kandilli verilerine göre en yüksek büyüklük Antalya ve Bartın'da

15 Ekim 2026 tarihinde AFAD ve Kandilli Rasathanesi tarafından kaydedilen depremlerde en yüksek büyüklük Antalya Körfezi'nde 2,7, Bartın'da 2,5 olarak ölçüldü. Tüm kayıtlar düşük büyüklükte, hasar bildirimi yok.

HMHaber Merkezi
· 1 dk177 okunma
15 Ekim deprem listesi: AFAD ve Kandilli verilerine göre en yüksek büyüklük Antalya ve Bartın'da
15 Ekim deprem listesi: AFAD ve Kandilli verilerine göre en yüksek büyüklük Antalya ve Bartın'da

AFAD ve Kandilli Rasathanesi, 15 Ekim 2026 Perşembe günü Türkiye ve yakın çevresinde meydana gelen sismik aktiviteyi günlük deprem listeleriyle açıklad. Her iki kurumun verilerine göre de gün içinde kayıt altına alınan depremlerin hepsi 2,7 büyüklüğünü geçmedi; hissedilen sarsıntılara rağmen hasar veya kayıp bildirimi alınmadı.

AFAD verileri: En yüksek büyüklük Bartın'da

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre günün en büyüklü depremi saat 22:54'te Bartın Merkez ilçesinde meydana geldi. 7,14 km derinlikte kaydedilen sarsıntının büyüklüğü 2,5 olarak belirlendi. Listeye giren diğer dikkat çekici kayıtlarda Kahramanmaraş Göksun (19:22, 2,2 büyüklük), Van Başkale yakınları (18:30, 2,2 büyüklük) ve Ege Denizi Karaburun açıkları (16:19, 2,1 büyüklük) yer aldı. AFAD listesindeki büyük çoğunluk 1,0 - 1,9 aralığında düşük büyüklükteki mikro sarsıntılardan oluştu.

Kandilli kayıtları: Antalya Körfezi öne çıktı

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerinde ise günün en büyüğü saat 15:17'de Antalya Körfezi'nde 13,0 km derinlikte kaydedilen 2,7 büyüklüğünde deprem oldu. Kandelli verilerine göre Ege Denizi'nde (19:19, 2,3 büyüklük), Kahramanmaraş Afşin (22:22, 2,2 büyüklük), Kütahya Simav (14:19, 2,1 büyüklük) ve Adana Kozan (14:04, 2,1 büyüklük) bölgelerinde 2,0 ve üzeri büyüklükte sarsıntılar listelendi. Denizli Honaz ve Balıkesir Sındırgı çevrelerinde de gün içinde birden fazla düşük büyüklükte kayıt yer aldı.

Uzmanlar, listelerdeki büyüklüklerin tamamının "mikro" ve "hafif" deprem sınıflandırmasına girdiğini, bu seviyelerin genellikle halk tarafından hissedilse de yapısal hasar riski oluşturmadığını vurguluyor. Türkiye'nin jeolojik yapısı gereği bu tür düşük büyüklükteki sismik aktivitenin rutin olarak devam ettiği hatırlatılıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi