HaberGo
Dünya

Andrea Yates: 5 çocuğunu boğdurup 'akılsızlıktan beraat' kazanan annenin 25 yıl sonraki durumu

2001'de Houston'da 5 çocuğunu küvette boğarak öldüren Andrea Yates, 'akıl hastalığı sebebiyle suçsuz' kararıyla serbest kalmadı; bugün Kerrville Devlet Hastanesi'nde yaşıyor ve serbest bırakılma talepleri reddediliyor.

HMHaber Merkezi
· 3 dk36 okunma
Andrea Yates: 5 çocuğunu boğdurup 'akılsızlıktan beraat' kazanan annenin 25 yıl sonraki durumu
Andrea Yates: 5 çocuğunu boğdurup 'akılsızlıktan beraat' kazanan annenin 25 yıl sonraki durumu

20 Haziran 2001 salı günü, Houston'un Clear Lake City semtindeki bir evde polis ekipleriyle karşılaştıkları manzara, ABD tarihinin en karanlık anne cinayetlerinden birinin işaretleriydi. Andrea Yates, 6 aylık Mary'den 7 yaşındaki Noah'a kadar beş çocuğunu tek tek banyo küvetine koyup boğmuştu. Olayın işlendiği saatte evi terk edip işe giden kocası Rusty Yates'in 911 aramasıyla tetiklenen soruşturma, sadece bir cinayet dosyası değil; postpartum psikozun ihmal edilen tehlikeli boyutlarını, Amerikan adalet sisteminin 'akılsızlık' tanımını ve psikiyatri-hukuk kesişiminin derin yaralarını açığa çıkardı.

O gün banyoda ne oldu: 5N1K'nin acı matematiki

Polis tutanaklarına ve mahkeme kayıtlarına göre Andrea Yates, çocuklarını tek tek ikinci kata çıkardı. İlk olarak en büyüğü Noah (7), ardından John (5), Paul (3) ve Luke (2) boğuldu. En küçüğü Mary (6 ay) en son ölüp götürüldü. Yates, çocukların ölü bedenlerini yatağa yatırdı, başlarını örtü ve polisi aradı: "Ben çocuklarımı öldürdüm, gelin onları alın." Rusty Yates o saatte NASA'daki mühendislik işindeydi. Evde tek yetişkin Andrea Yates'ti. Savcılık, cinayetin "planlı ve soğukkanlı" olduğunu, Yates'in çocukları öldürdükten sonra polisi aramasının bir "suçluluk" değil, "kontrolü ele geçirme" eylemi olduğunu iddia etti.

Postpartum psikoz: "Şeytan onları alıyordu"

Yates'in savunması, cinayetin motivasyonunu "kötülük"de değil, ciddi bir ruhsal hastalıkta aradı. Mahkeme önünde sunulan uzman raporlarına göre Yates, 1999'dan itibaren şizofreni ve postpartum depresyon teşhisi almış, iki kez intihar girişiminde bulunmuş ve psikiyatri hastanesine yatırılmıştı. Doktorları, "daha fazla çocuk yapmaması" ve "yoğun bakım gerektirdiği" yönünde uyarılarda bulunmuştu. Rusty Yates bu uyarıları ciddiye almaz, eşinin istediği gibi evli kalmaya ve çocuk sahibi olmaya devam etmeyi tercih etmişti. Yates, polis sorguşturmasında "Çocuklarımı şeytandan kurtarmak için öldürdüm, onlar cennete gitsin" ifadelerini kullanmıştı. Bu, klasik postpartum psikoz belirtileri olan "komutlu işitme" ve "dini delüzyon" profiline uyduruldu.

İki dava, iki farklı verdikt: Adalet mi, tıbbı realite mi?

İlk dava 2002'de görüldü. Savcılık ölüm cezası istedi. Savunma "akılsızlıktan dolayı suçsuz" (Not Guilty by Reason of Insanity - NGRI) talebinde bulundu. Texas yasası o dönemde, sanığın eyleminin yanlışlığını anlayamaması şartıyla NGRI'ya izin veriyordu. Juri, Yates'in eylem planladığını (kocasının gidişini beklemesi, çocukları sırayla öldürmesi) gerekçe göstererek akılsızlık savunmasını reddetti ve ömür boyu hapis cezası verdi. Ancak 2005'te bir istinaf mahkemesi, savcının tanığı olan psikiyatrist Dr. Park Dietz'in yalan yemin ettiğini (Yates'in bir dizi bölümünü taklit ettiği iddiası yanlıştı) tespit ederek kararı bozdu. 2006'daki yeniden yargılamada, yeni juri Yates'i "akıl hastalığı nedeniyle suçsuz" buldu. Bu karar, Texas'ta NGRI standardının ne kadar dar ve tartışmalı olduğunu kanıtladı; çünkü Yates cinayet anında "yanlış yaptığını biliyordu" (polisi araması kanıtıydı) ama "neden yaptığını" bir delüzyonla açıklıyordu.

Kerrville'de 25. yıl: "Serbest kalmaz, kalmamalı"

NGRI kararıyla Yates, cezaevi yerine ruskerville'daki Kerrville Devlet Hastanesi'ne (eski adıyla North Texas State Hospital, Vernon Kampüsü) yatırıldı. Texas yasasına göre NGRI mahkumları, "toplum için tehlike oluşturmuyor" kararı alınana kadar süresiz tutulur. Her yıl (bazen iki yılda bir) bir "Risk Değerlendirme Kurulu" durumu gözden geçirir. Son yapılan resmi gözden geçirmelerde (2024-2025 dönemine dair kamu kayıtları), kurul Yates'in hâlâ "şizofreni, kronik" teşhisi altında olduğunu, ilaç tedavisine bağlı olarak stabil olduğu ama serbest bırakılması halinde tekrarlama riskinin yüksek olduğunu kaydetmiştir. Yates, son yıllarda bazen dinleme haklarından feragat ederek ("Ben orada güvenliyorum, dışarıya çıkmamalıyım" diyerek) süreci uzatmıştır. Rusty Yates 2005'te boşanmış, yeniden evlenmiş ve Andrea Yates'in serbest bırakılmasına karşı çıkan en sesli aile üyelerinden biri olmaya devam etmektedir.

Yates Olayı'nı değiştirenler: Yasalar ve farkındalık

Bu vaka, Texas'da ve ABD'de postpartum psikoz yasalarını değiştirdi. 2003'te "Andrea Yates Yasası" (Postpartum Depression Bill) imzalandı; gebeler ve yenidoğan anneleri için zorunlu depresyon tarama ve eğitim programları getirildi. Amerikan Psikiyatri Derneği (APA), DSM-5'te postpartum psikozu ayrı bir belirti grubu olarak daha net tanımladı. Rusty Yates, "Andrea Yates Vakfı"nı kurarak annelerin ruhsal sağlığı için lobi faaliyetlerinde bulundu. Bugün, bir annenin beş çocuğunu boğdurması hâlâ toplumsal travma kaynağı olsa da, yasal ve tıbbi sistemler "bu tekrar olmamalı" konsensüsü üzerine kurgulanmıştır. Andrea Yates, 60 yaşlarına dayanırken, kendisi için inşa edilmiş bir hapishane-hastane karma yapısının güvenli odalarından birinde, geçmişinin acı ağırlığıyla baş başa kalmaya devam ediyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi