HaberGo
Dünya

Austin Tice İçin Suriye İstihbaratçısı Koruma Altında: ABD ve Lübnan Neden Sessiz?

Suriye Hava Kuvvetleri İstihbarat şefi Bassam al-Hassan'ın Lübnan'da ABD bilmesiyle korunduğu iddiaları, savaş suçları mahkemeliği ile gazeteci kurtarma diplomasisi arasındaki çelişkiyi aydınlattı.

HMHaber Merkezi
· 2 dk137 okunma
Austin Tice İçin Suriye İstihbaratçısı Koruma Altında: ABD ve Lübnan Neden Sessiz?
Austin Tice İçin Suriye İstihbaratçısı Koruma Altında: ABD ve Lübnan Neden Sessiz?

Beydun kentli Amerikalı gazeteci Austin Tice'ın Ağustos 2012'de Dimaşk'ta kaybolmasından bu yana sürmeyen gizem, son haftalarda Suriye rejiminin en karanlık isimlerinden biri olan Bassam al-Hassan'ın iziyle kesişiyor. Birden fazla diplomat ve istihbarat kaynağından edinilen bilgilere göre, "Cesare Kanunu" kapsamında ABD, AB ve İngiltere tarafından savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan dolayı yaptırım listesine konulan al-Hassan, Lübnan topraklarında Lübnan Genel Güvenlik Müdürlüğü koordinasyonuyla ve ABD istihbarat thissatının bilmesiyle koruma altına alındı.

Rejimin "Kasabı" Nasıl Korunmaya Başlandı?

Bassam al-Hassan, Başkan Beşar es-Ad'ın güvenlik çemberinin beyni sayılan Hava Kuvvetleri İstihbarat Dairesi'nin (Air Force Intelligence) soruşturma şubesini yıllarca yönetti. Birleşmiş Milletler Soruşturma Komisyonu ve uluslararası insan hakları örgütleri raporlarında, Saydnaya Cezaevi'de sistematik işkence ve idamların denetiminde doğrudan rol oynadığı, kimyasal silah kullanımı emir zincirinin bir parçası olduğu belgelenmişti. 2020'de ABD Hazine Departmanı OFAC, al-Hassan'ı "Suriye rejiminin en zalim istihbaratçılarından biri" olarak tanımlayarak varlıklarını dondurmuştu.

Ancak Esad yönetiminin çöküşünden sonraki süreçte, al-Hassan'ın izi Lübnan'ın Beydun ve çevresindeki güvenli evlerde kaybolmuştu. Lübnan güvenlik kaynakları, al-Hassan'ın Şubat 2025'ten beri Lübnan Genel Güvenlik Müdürlüğü'nün (General Security) doğrudan gözetiminde bir "konuk" statüsünde tutulduğunu, bu sürecin ABD'nin Suriye'deki rehberlik ve köleci operasyonlarıyla ilgili kritik istihbarat alışverişi karşılığında gerçekleştiğini onaylıyor.

Tice Dosyası: "Kurtarma" mu, "Muafiyet" mi?

ABD Dışişleri Bakanlığı Rehberlik İşleri Özel Temsilcisi Roger Carstens'in son Lübnan ziyaretlerinde gündemin başında Austin Tice dosyası yer alıyordu. ABD yetkilileri, al-Hassan'ın 2012'de Tice'ın kaçırılması ve sonrasıyla ilgili operasyonel detayları bilen nadir canlı şahitlerden biri olduğunu savunuyor. Washington, al-Hassan'a yargılamadan muafiyet vaat etmediğini, ancak "işbirliği kapsamında" yargı sürecinin ertelenebileceği sinyalleri verdiği anlaşılıyor.

Bu durum, Suriye'de işkence ve katliam mağdurları adına dava açan avukatlar ve sivil toplum örgütleri tarafından şiddetle eleştiriliyor. "Bir savaş suçlusu, bir gazeteciyi kurtarma umuduyla korunduğunda, adalet mekanizması devre dışı kalıyor" diyen Avukatlar ve Hakimler Derneği (Lübnan) Başkanı, al-Hassan'ın Lübnan topraklarında serbest dolaşmasının uluslararası hukuk yükümlülüklerine aykırı olduğunu belirtti.

Lübnan'ın Hassas Dengesi

Lübnan resmi yetkilileri konuda "güvenlik nedenleriyle" açıklama yapmıyor. Genel Güvenlik Müdürlüğü kaynakları ise al-Hassan'ın "terörle mücadele ve kaçırılan kişilerin peşinde koşturma" çerçevesinde değerlendirildiğini, bu sürecin yargı makamlarının bilgisi dahilinde yürütüldüğünü söylüyor. Ancak Lübnan'ın Roma Statüsü'ne taraf olmaması ve uluslararası mahkemelerin yetkisi konusundaki rezervleri, al-Hassan'ın ülkeye nasıl girdiği ve nasıl korunduğu sorularını cevapsız bırakıyor.

Tice ailesi için bu gelişme "umarım sonu mutlu olacak bir kırılma noktası" olarak algılanıyor. Marc ve Debra Tice, oğlu hakkında somut bir kanıt (video, ses kaydı veya beden) elde edilene kadar her diplomatikan kanalı açık tutmaya devam edeceklerini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Matthew Miller, "Tice'ın serbest bırakılması için her diplomatic ve istihbarat aracını kullanmaya devam ediyoruz" ifadesiyle konuyu özetlerken, al-Hassan ismini hiç anmadı.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi