CHP’de fon krizi derinleşiyor: Özgür Özel ‘hesap ver’ çağrısıyla karşı karşıya
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediyesi fon iddiaları üzerine parti sözcüsü ve grup milletvekili tarafından kamusal hesap verme çağrısıyla karşılaştı. Meclis’teki araştırma önergesi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yönetiminde ortaya çıkan fon kullanımı iddiaları üzerine parti içinden ve dışından yoğun bir baskı altına girdi. Parti sözcülüğü aracılığıyla "Hesap ver, özür dile" çağrısı yapan CHP yönetimi, bu sürecin İzmir Milletvekili Müslim Sarı’nın da desteklediği bir parti içi şeffaflık testine dönüştüğünü sinyallemek istiyor.
İzmir ekseninde patlak veren gerginlik
Krizin odak noktası 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin kazanmış olduğu İzmir Büyükşehir Belediyesi. Belediye başkanı Cemil Tugay’a yönelik, belediye bütçesinden veya bağlı kurumlardan transfer edilen fonların kullanımında usul uygunluğu iddiaları, son haftalarda partinin gündemini salladı. CHP Parti Sözcülüğü, bu iddiaların "parti şeffaflık ilkelerine aykırı" olduğunu vurgulayan bir açıklamayla, genel başkanın konuyla ilgili net bir duruş sergilemesini ve gerekirse özür dilemesini istedi. Bu çağrı, parti tüzüğünün disiplin ve denetim maddeleri çerçevesinde bir uyarı niteliği taşıyor.
Müslim Sarı’nın tepkisi ve grup içi yankı
İzmir’dan CHP Milletvekili Müslim Sarı, konuya dair basın açıklamalarında parti yönetiminin "sessizliğini" eleştirirken, Tugay’ın açıklamalarının yetersiz kaldığını belirtti. Sarı, "Belediye başkanımızın verdiği cevaplar halkı ve partiyi ikna etmiyor. Genel başkanımız bu sürecin sorumluluğunu üstlenmeli" ifadelerini kullandı. Bu durum, CHP grup içindeki "İzmir lobisi" ile genel merkez arasındaki gerginliğin yüzeye çıktığını gösteriyor. Grup toplantılarında konunun gündeme getirilip getirilmeyeceği henüz resmi olarak açıklanmadı.
Meclis’te araştırma önergesi reddedildi
Siyasi boyutu bulan kriz, TBMM’ye de taşındı. "Fon skandalı araştırılsın" başlığıyla sunulan araştırma önergesi, Genel Kurul gündeminde AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi. Meclis İçtüzüğü’nün 98. maddesi uyarınca sunulan önergenin reddedilmesi, iktidar blokunun muhalefet partisinin iç dinamiklerine müdahale yapmaktan ziyade, belediye denetim mekanizmalarının (Sayıştay, İç Denetim Kurulu) işleyişini öne çıkaran bir strateji izlediğini düşündürüyor. AK Parti Grubu Başkan Vekili, reddin gerekçesini "yargı süreci beklemeli" ve "belediye kanunu yetkileri yeterli" şeklinde açıkladı.
Özel’in savunma çizgisi: "Annemin duası ve eşimin desteğiyle"
Özgür Özel, partinin 5. Olağanüstü Kurultayı’nda (Ekim 2023) genel başkanlığını kazanırken ve sonrası kriz anlarında sıkça "Annemin duası ve eşimin desteğiyle bu yolda oldum" ifadesini kullanarak kişisel bir meşruiyet zemini çizmeye çalışıyordu. Bu sefer de yakın çevresi, başkanın "parti içi demokrasi ve denetim mekanizmalarının işlemesine güvenen" bir tutum sergilediğini, ancak kamuoyu baskısının arttığı durumda bir açıklama yapabileceğini söylüyor. Özel’in liderliği, Ekim 2023’ten bu yana ilk kez bu kadar net bir parti içi "hesap ver" çağrısıyla test ediliyor.
Arka plan: Belediye denetimi ve parti hukuku
Siyasi Partiler Kanunu (2820 sayılı) Madde 69 ve Belediler Kanunu (5393 sayılı) çerçevesinde belediye başkanlarının mali idareleri, Sayıştay denetimine tabidir. CHP tüzüğü ise parti yöneticilerinin ve seçilmiş kişilerin "parti itibarını zedeleyen fiillerden" dolayı disiplin cezası alabileceklerini öngörür. Eğer iddiaların konusu belediye fonuysa yargı süreci Sayıştay raporlarına; parti fonuysa parti içi denetim kurulu raporlarına bağlanacak. Şu an için her iki kurumdan da kamuoyunu aydınlatacak resmi bir rapor açıklanmamış durumda.
Ne olacak? Süreçin geleceği
Gelecek hafta planlanan CHP Yürütme Kurulu toplantısı krizin kaderini belirleyecek. Gündemde şu seçenekler yer alıyor: Konunun Parti Disiplin Kurulu’na havale edilmesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne atanacak bir denetim komisyonu oluşturulması veya Özel’in basın toplantısı yaparak süreci yönetmeye çalışması. İzmir, CHP için sembolik ve stratejik bir kent olduğu için, parti yönetimi krizin "bulaşmadan" önlenmesine odaklanıyor. Ancak Müslim Sarı ve parti tabanından gelen "şeffaflık" talebi, sürecin kolayca kapanmayacağını işaret ediyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
