Goldman Sachs, 100 Milyar Dolar Hazine Fonunu Kripto Altyapısına Entegre Etti
Goldman Sachs, tokenizasyon yapmadan 100 milyar dolarlık Hazine Tevdiat Fonunu kurumsal kripto firmalarına teminat ve likidite kaynağı olarak sunarak 'kurumsal boru hattı'nu genişletiyor.

Goldman Sachs, yönetimdeki varlıkları 100 milyar dolara yakın olan Hazine Tevdiat Fonunu (Financial Square Treasury Fund), blok zinciri tabanlı bir token yaratmadan kurumsal kripto piyasa aktörlerinin kullanımına sundu. Gelişme, geleneksel finansın (TradFi) dijital varlık altyapısına entegrasyonunda "tokenizasyon" zorunluluğunu kaldıran en somut adım olarak değerlendiriliyor.
Tokenizasyon Farklı Bir Yolda
Bankacılık kaynaklarına göre Goldman Sachs, fonun hisselerini bir blok zincirinde temsil eden bir token (BUIDL veya BENJI gibi) çıkarma yoluna gitmedi. Bunun yerine, fonun mevcudiyetini ve transferini mevcut kustodi ve tahvil defteri sistemleri (DTCC, Broadridge vb.) üzerinden gerçekleştiren bir "eski raylı" modeli tercih etti. Bu yapıda kripto firmaları, fon hisselerini almak veya teminat olarak bloklamak için bankanın kendi kayıt sistemlerine veya ortak kustodi platformlarına bağlanıyor.
Kurumsal Teminat Yönetimi Değişiyor
Analistler, bu hamlenin en büyük kazancının "anında tahvil" (instant settlement) riskinin yönetilmesinde olacağını öne sürüyor. Kripto borsaları ve market makerlar şu an likidite ihtiyaçları için genelde stablecoin veya fiat nakit çevrimleriyle boğuşuyor. 100 milyar dolarlık, günlük likiditesi garanti altındaki bir Hazine fonu, bu firmaların marjin çağrılarını karşılaması veya arbitraj pozisyonları için teminat sağlaması açısından stablecoin'lerden daha verimli ve düzenleyici riski daha düşük bir araç sunuyor.
Düzenleyici Çerçevenin Etkisi
Kaynaklar, Goldman Sachs'in tokenizasyon yolunu terk etmesinin arkasında ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'nn (SEC) "Yatırım Şirketi Yasası" (Investment Company Act of 1940) kapsamındaki fonların blok zinciri paydaşlığını nasıl sınıflandıracağının belirsizliği yattığını belirtiyor. Mevcut çerçevede fon hisseleri "kaydedilmiş formda" (book-entry) tutulduğu sürece, transfer ajanları ve kustodiler aracılığıyla dijital varlık ekosistemine köprü kurulabiliyor; ancak hisselerin tokenize edilmesi fonun yasal statüsünü ve vergilendirmesini karmaşıklaştırıyor.
Bu model, JPMorgan'ın Onyx/JPM Coin altyapısının para birimi odaklı olmasından farklı olarak, doğrudan "Risk Serbest Varlık" (Risk-Free Asset) teminatını kripto piyasasının boru hattına sokuyor. Piyasa gözlemcileri, bu yaklaşımin başarılı olursa diğer büyük varlık yöneticilerinin (BlackRock, Fidelity) tokenizasyon baskısı olmadan benzer yollarla kurumsal likidite havuzlarını açabileceğini öngörüyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
