HaberGo
Ekonomi

Gümrük Birliği güncellemesi: Teknik masalar doldu, siyasi kilit hâlâ dayanıklı

AB Komisyonu kapsam çalışmasını bitirdi ancak Üye Devletler Konseyi'nda Кипріс ve hukuk devleti kriterleri nedeniyle birleşme sağlanamıyor. CBAM maliyeti yıllık 1,5 milyar euro riskiyle karşı karşıya.

HMHaber Merkezi
· 2 dk68 okunma
Gümrük Birliği güncellemesi: Teknik masalar doldu, siyasi kilit hâlâ dayanıklı
Gümrük Birliği güncellemesi: Teknik masalar doldu, siyasi kilit hâlâ dayanıklı

Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) arasında 1996'dan beri yürürlükte olan Gümrük Birliği'nin güncellenmesi süreci, teknik alanda olgunlaşmasına rağmen siyasi zeminde donmuş durumda. AB Komisyonu kaynaklarının Hürriyet'e aktardığı bilgiye göre, "Kapsam Belirleme Çalışması" (Scoping Exercise) başarıyla tamamlandı ve modernleşme için gereken teknik metinler masaya yatırıldı. Ancak Üye Devletler Konseyi'nin birleşme gerektiren mandatı onaylamaması, süreci bir yılı aşkın süredir bloke ediyor.

Neden şimdi kritik?

AB'nin "Yeşil Mutabakat" ve "Karbon Sınır Düzenlemesi" (CBAM) gibi yeni sanayi politikaları, Türkiye ihracatçılarını doğrudan hedef alıyor. CBAM'nin 2026 Ocak'ta tam uygulama fazına girmesiyle, gümrük birliği kapsamında olmayan sektörlerde (demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik, hidrojen) Türkiye'den AB'ye giden ihracatlarda yıllık 1,5-2 milyar euro civarında ek maliyet doğması hesaplanıyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, son toplantılarda "Mevcut birlik bu yeni düzenlemeleri karşılamıyor, güncelleme mecburiyeti var" vurgusunu yapmıştı.

Teknik hazırlık bitti, siyasi irade yok

Brüksel'de yer alan diplomatik kaynaklar, Komisyonun işini yaptığını, topun artık Üye Devletler Konseyi'nde (AB Bakanlar Konseyi) olduğunu kaydediyor. Blokajın iki ana sebebi öne çıkıyor: Kiprıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) limanların açılmaması ve AB'nin "hukuk devleti" kriterleri üzerinden getirdiği politik şartlandırma. Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi, Türkiye'nin KKTC'yi tanımaması ve limanları açmaması sürece mandata "hayır" diyor. Almanya ve Fransa da son dönemde kademeli yaklaşım önerse de, birleşme kuralı tek bir vetoyu da geçersiz kılıyor.

Sanayi müzakereleri ayrı bir rayda

Gümrük Birliği güncellemesinden bağımsız olarak, AB'nin "Made in EU" (AB'de Üretilen) stratejisi kapsamında başlatılan "Temel Ham Madde ve Sanayi İşbirliği" diyalogları ayrı bir masada sürüyor. Bu çerçevede kritik mineraller, batarya değer zinciri ve temiz teknolojilerde işbirliği protokolleri tartışılıyor. Ankara, bu masanın gümrük birliği güncellemesinin gölgesinde kalmaması, özerk bir ilerleme kaydetmesi gerektiğini savunuyor. Son hafta Brüksel'de yapılan teknik toplantılarda, Türkiye'nin AB finansmanlı projelere (Horizon Europe vb.) tam katılımının da gündeme getirildiği öğrenildi.

İş dünyası: "Bekleme maliyetimiz çok yüksek"

TÜSİAD ve TOBB raporları, gümrük birliğinin güncellenmemesinin yıllık milyarlarca dolarlık rekabet kaybına yol açtığını vurguluyor. Özellikle sanayi hammaddelerinde AB'den ithalatta sıfır gümrük, üçüncü ülkelere ihracatta ise AB ortak gümrük tarifesinin uygulanmaması "ağır bir asimetri" yaratıyor.-ihracatçılar, CBAM raporlama yükümlülüklerinin Ekim 2023'ten beri başladığını, geçiş dönemi 2025 sonunda biteceğini ve 2026'dan itibaren sertifikat ödeme zorunluluğunun devreye gireceğini hatırlatıyor.

Özetle: Masadaki metinler hazır, teknik ekipler anlaştı. Kalan tek unsur, 27 üye ülkenin ortak iradesi. Brüksel koridorlarında "Türkiye dosyası artık teknik bir dosya değil, tamamen siyasi bir dosya" tespiti yapılıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi