İlk ve son öğün saati kalp riskini değiştiriyor: 31 bin kişilik ABD çalışmasındaki çarpıcı bulgu
ABD'den 31 bin yetişkini kapsayan çalışma, kahvaltının ve akşam yemeğinin saatinin kalp-damar hastalığı riskini nasıl etkilediğini ortaya koydu. Geç yemek tehlikeli mi?

ABD Ulusal Sağlık ve Beslenme Araştırması (NHANES) verileri kullanılarak 31 binden fazla yetişkin üzerinde yürütülen ve Journal of the American Heart Association'da yayımlanan kapsamlı bir kohort analizi, günlük yeme düzeninin kalp ve damar sağlığı üzerindeki etkisini sayısal verilerle kanıtladı. Araştırmacılar, katılımcıların ilk ve son öğün saatlerini, gece açlık süresini ve 10 yıllık takip süresindeki kalp-damar olaylarını ilişkilendirerek, "ne yediğimizden kadar ne zaman yediğimizin" de hayati önemi olduğunu vurguladı.
Kahvaltıyı ertelemek her saat başına riski artırıyor
Çalışmanın en dikkat çeken bulgularından biri, günün ilk öğününün gecikmesiyle ilgiliydi. Verilere göre kahvaltı saati sabah 9:00'dan sonra kalan bireylerde, 8:00 öncesinde kahvaltı yapanlara kıyasla kalp-damar hastalığı gelişme riski her ertelenen saat başına anlamlı oranda artıyor. Uzmanlar bunu vücudun biyolojik saati (sirkadiyen ritmi) ile metabolik süreçlerin uyumsuzluğuna bağlıyor; geç kahvaltı, insülün direncini ve iltihabı tetikleyerek damar sağlığını zora sokuyor.
Gece geç yemek beyin damarları için daha kritik
Son öğün saati ise özellikle serebrovasküler hastalıklar (felç vb.) açısından belirleyici çıkıyor. Akşam yemeğini saat 21:00'dan sonra yiyen grupta, 20:00 öncesini bitirenlere göre beyin damarları riski belirgin şekilde yüksek tespit edildi. Araştırmacılar, vücudun gece dinlenme ve onarım moduna girmesi gereken saatlerde sindirim yapmasının kan basıncı ritmini bozduğunu ve endotelyal fonksiyonu olumsuz etkilediğini kaydediyor.
Gece açlık süresi koruyucu kalkan olabiliyor
Çalışma, akşam yemeği ile ertesi gün kahvaltısı arasındaki "gece açlık" penceresinin uzatılmasının koruyucu etkisi olduğunu da ortaya koydu. Gece 12-13 saatin üzerinde açlık süresi tutan bireylerde kalp-damar mortalitesi riski daha düşük seyretti. Bu bulgu, aralıklı açlık (intermittent fasting) protokollerinin popüleritesine bilimsel dayanak sağlarken, uzmanlar bu sürenin bireysel sağlık durumuna ve kronotipine göre kişiselleştirilmesi gerektiğini hatırlatıyor.
Çalışmanın yazarlarından biri, "Yeme zamanlaması, ilaçsız, maliyetsiz ve erişilebilir bir önleme aracı" diyerek, kamu sağlığı politikalarının beslenme içeriğinden öteye zamanlama önerilerini de içermesi gerektiğini vurguladı.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
