HaberGo
Gündem

İnşaat İşçilerinde Ölümler Durmuyor: Kadıköy'den Ortaya Çıkan Sistemik Güvenlik Çöküşü

Yüksekten düşme kazalarında ölen işçi sayısı yılın ilk 9 ayında 200'ü buldu; 4/5 nolu sigorta kapsamı dışında kalan binlerce işçi ailesi hak aramada zorlanıyor.

HMHaber Merkezi
· 3 dk195 okunma
İnşaat İşçilerinde Ölümler Durmuyor: Kadıköy'den Ortaya Çıkan Sistemik Güvenlik Çöküşü
İnşaat İşçilerinde Ölümler Durmuyor: Kadıköy'den Ortaya Çıkan Sistemik Güvenlik Çöküşü

İstanbul — Kadıköy'de geçen hafta içinde ardışık gerçekleşen iki ayrı yüksekten düşme kazasında iki inşaat işçisinin hayatını kaybetmesi, sektörde yıllardır süren ve "kaza" denilerek geçiştirilen sistemik ihmalin bir kez daha kanıtını verdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Genel Müdürlüğü verilerine göre 2026 yılının ilk dokuz ayında inşaat sektöründe meydana gelen ölümlü iş kazalarının %60'dan fazlası "yüksekten düşme" nedeniyle gerçekleşti. Bu rakam, 6331 sayılı Kanun'un 2013'te yürürlüğe girmesinden bu yana alınan önlemlerin yetersiz kaldığını ve denetim mekanizmasının işleyişte ciddi boşluklar içerdiğini gösteriyor.

İstatistiklerin Ardındaki İnsan Maliyeti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve sendika raporları (DİSK-İnşaat, Türk-İş Yapı-İş) birleşerek çizdiği tablo, her yıl yaklaşık 300-350 inşaat işçisinin iş yerinde hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor. 2023 yılı verilerinde inşaat sektörü, ölümlü iş kazası sayısında madencilikle birlikte listenin tepesinde yer almıştı. Uzmanlar, 2026 yılı için henüz resmi nihai veri açıklanmamış olsa da, aylık denetim bültenlerinde görülen trende göre bu rakamın düşmediğini, hatta geçici iş gücü artışıyla hafif arttığını vurguluyor. Kadıköy'deki son olaylar, bu istatistiğin sadece birer satır olmadığını, her birinin arkasında sigortasız veya eksik sigortalı kalan ailelerin bıraktığını hatırlatıyor.

4/5 Nolu Sigorta: Kağıt Üstünde Hak, Gerçekte Boşluk

Sektörün en büyük yapısal sorunu, 5510 sayılı Kanun'un 4/a ve 5/a bentleriyle düzenlenen "4/5 nolu sigorta" kapsamında yatıyor. Resmi verilerine göre inşaat işçilerinin yaklaşık %30'u hâlâ herhangi bir sosyal güvence kapsamında değil veya bildirimi geç yapıldığı için iş kazası sonrası maaş bağlanamıyor. Müteahhit-zinciri (ana müteahhit, alt müteahhit, işveren) karmaşası içinde asıl işverenin kimliği belirsiz kalıyor ve SGK tespit raporları aylarca gecikiyor. Kadıköy'de hayatını kaybeden işçilerden birinin ailesinin avukatı, müvekkilinin "günlük ücretli, sigortasız" çalıştığını ve kazadan sonra maaş bağlama sürecinin hukuki bir labirente girdiğini açıkladı.

Denetim: Yıllık 100 Bin, Ceza: Az ve Geç

Bakanlık verilerine göre 2025 yılında inşaat şantiyelerinde 110 binden fazla denetim yapılmış, ancak bu denetimlerin sadece %15'i planlı, kalanı şikayet veya kaza sonrası "plansız" denetim olmuş. İSG Uzmanları Odası verilerine göre yazılan cezaların %70'i idari para cezasıyla bitiyor, cezai soruşturma açılma oranı ise %5'in altındayken, verilen cezaların tutarları (2026 yılı yeniden değerlemeyle en yüksek 500 bin TL bandında) büyük yapı kooperatifleri için "maliyet" kalıyor, caydırıcı etkisi yok. "Kırmızı Çizgi Uygulaması" kapsamında tehlikeli işlerde durdurma kararı alınsa bile, işin farklı bir noktada devam ettirildiği tespit ediliyor.

Yerel Yönetimler: Yapı Denetimi mi, İşçi Güvenliği mi?

Kadıköy Belediyesi'ne yöneltilen eleştiriler, yapı denetim kurumlarının (YDK) odaklanmasının sadece "zemin etüdü, beton kalitesi, deprem yönetmeliği" gibi statiksel konularda yoğunlaşması, işçi güvenliği (iskele, yaşam hatları, çelik konstrüksiyon montaj güvenliği) konusunda yeterli yetki ve personel bulunmaması yönünde. Belediye yetkilileri "Yapı Denetim Yönetmeliği bize işçi güvenliğini denetleme yetkisi vermiyor, bu Bakanlık işi" derken, Bakanlık denetimcileri şantiye sayısına göre yetersiz kalıyor. Bu boşluk, şantiyelerin "gözden çıkarıldığı" birer siyah kutuya dönüşmesine neden oluyor.

Uzmanlar: "Kaza Değil, Öngörülebilir Cinayet"

İSG Uzmanı ve Akademisyen Prof. Dr. Mehmet Kaya (isim değiştirilmiştir, genel uzman görüşünü yansıtır), "Yüksekten düşme kazaları teknik bilgi ve malzeme ile %99 önlenebilir. Iskelebilme, yaşam hattı, kolektif koruma donanımları maliyet değil yatırımdır. Ancak alt müteahhit sistemi bu maliyeti dışarıya itiyor. 6331 sayılı Kanun'un 4. maddesinde 'işveren sorumluluğu mutlaktır' denilirken, uygulamada ana müteahhit 'benim işçim değil' diyerek kaçınıyor" diyor. Sendikalar ise "İş Güvenliği Uzmanlığı Yönetmeliği'ndeki (2023) değişiklikler yeterli değil; şantiye başına bir İSG Uzmanı zorunluluğu getirilmeli, cezalar gelirle endeksli hale getirilmeli" talep ediyor.

Kadıköy'de kaybedilen iki can, bu sistemik arızanın sadece birer simgesi. Meclis gündeminde bekleyen "İş Kazalarında İşveren Sorumluluğunun Şiddetlendirilmesi" tasarısının tartışılması ve 4/5 nolu sigorta kapsamının evrenselleştirilmesi, gelecekte benzer başlıkların önlenmesi için tek yol olarak öne çıkıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi