HaberGo
Dünya

İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar, 'No Other Land' yönetmenlerini vatandaşlıktan çıkarma tehdidinde bulundu

Oscar ödüllü belgesel 'No Other Land' yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor'a yönelik Kültür Bakanı Miki Zohar'ın vatandaşlık iptali çağrısı, İsrail'de ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

HMHaber Merkezi
· 2 dk69 okunma
İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar, 'No Other Land' yönetmenlerini vatandaşlıktan çıkarma tehdidinde bulundu
İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar, 'No Other Land' yönetmenlerini vatandaşlıktan çıkarma tehdidinde bulundu

İsrail Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar, dün akşam yaptığı bir sosyal medya paylaşımında ve ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Gazze'deki İsrail askerlerinin eylemlerini ve Filistinlilerin tahliye edilmesini belgeleyen "No Other Land" (Başka Bir Toprak Yok) belgeselinin yönetmenlerinden Yuval Abraham ve Rachel Szor'un İsrail vatandaşlıklarının iptal edilmesi için yasal sürecin başlatılmasını istediğini duyurdu.

Oscar ödülü sonrası sert tepki

Geçen hafta 96. Akademi Ödülleri Töreni'nde "En İyi Belgesel" ödülünü kazanan yapım, Masafer Yatta bölgesinde yaşayan Filistinli aktivist Basel Adra ve İsrailli gazeteci Yuval Abraham'ın ortak yönettiği, dört yılda çekilen bir belgesel. Yönetmenler ödüllerini alırken Gazze'deki çatışmanın durdurulmasını ve işgalin sona erdirilmesini çağırarak uluslararası alanda geniş yankı uyandırmışlardı. Zohar, yönetmenlerin sahne üzerindeki konuşmalarını ve belgeselin içeriğini "İsrail devletine ve ordusuna karşı Propaganda" olarak niteleyerek, bu eylemin "vatan hainliği" kapsamına girebileceğini iddia etti.

Hukuki altyapı ve uygulanabilirlik tartışmaları

Bakan Zohar'ın çağrısı, İsrail'in 1952 tarihli "Giriş/Yerleşim Yasası"nın 11. maddesine dayanıyor. Bu madde, "Devlete sadakat yemini yapan bir vatandaşın, devletin varlığına aykırı davrandığı" durumunda içişleri bakanının önerisiyle vatandaşlığın iptaline yol açabileceğini öngörüyor. Ancak hukuk uzmanları, ifade özgürlüğü ve sanatçılık faaliyetlerinin bu madde kapsamına girip girmeyeceği konusunda ciddi kuşkular dile getiriyor. Tel Aviv Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Prof. Dr. Mordechai Kremnitzer, yerel medyaya "Sanatsal bir yapım ve سياسي bir görüş bildirimi, vatandaşlık iptali gibi ağır bir cezanın gerekçesi olamaz; bu, demokratik bir devletten ziyade otoriter rejimlerin aracıdır" şeklinde konuştu.

Yönetmenler: "Suskunluğa itmek istiyorlar"

Yuval Abraham, tehditler üzerine yaptığı yazılı açıklamada, "Bu belgesel bir suç belgesidir, bir propaganda aracı değil. Bakanın amacı bizleri susturmak ve diğer sanatçılara da bir ders vermek" dedi. Rachel Szor ise "Vatandaşlığım bir lütuf değil, bir haktır. Bu tehditler bizi durdurmaz, aksine sesimizi daha da yükseltir" ifadelerini kullandı. Belgeselin üçüncü yönetmeni ve Filistinli ortak yapımcısı Basel Adra, İsrail vatandaşı olmadığı için bu yasal sürecin doğrudan hedefi olmasa da, Batı Şeria'da yaşadığı için İsrail askeri otoritesinin idari izin ve hareket serbestisi kısıtlamalarıyla karşı karşıya kalabileceği kaydediliyor.

Uluslararası basın örgütleri uyardı

Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) ve Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) konuyla ilgili ayrı açıklamalarda, İsrail hükümetinin bir Oscar ödüllü yapımın yönetmenlerini hedef almasının, ülke içindeki basın özgürlüğü için "tehlikeli bir örneğe" yol açabileceğini belirtti. AB Dış İlişkileri Yüksek Temsilciliği kaynakları da durumu "yakından takip ettiğini" ve "sanatsal ifade özgürlüğünün korunması gerektiğini" vurguladı. İsrail'de muhalefet partileri ise Zohar'ın bu girişiminin, önümüzdeki aylarda gündeme gelebilecek yargı reformu paketleriyle birleştirilerek disiplin dışı bırakılan sesleri susturma aracı haline getirileceğinden endişe duyduğunu belirtti.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi