İşten çıkarma dalgası küresel teknolojiden bankacılığa yayıldı: Haklarınız ve 2025 tavanları
Google'dan Garanti BBVA'ya uzanan işçi kıyımı dalgası, 2025 ikramiye ve kıdem tazminatı tavanlarının yeniden hesaplanmasını zorluyor. Uzmanlar 'zorlu istifa' tuzaklarına dikkat çekiyor.

Küresel teknoloji devleri tarafından 2023'te başlatılan ve 2024'te de şiddetlenen işten çıkarma dalgası, artık Türkiye bankacılık ve finans sektörüne de yayıldı. Son haftalarda gündemi işgal eden Garanti BBVA süreci, yüzlerce emekliyet hak kazanımına yakın çalışanın 'zorlu istifa' ile yollara ayrıldığını ve boşalan kadroların taşeron personelle doldurulduğunu ortaya koydu. Bu gelişme, iş hukuku uzmanları tarafından 'toplu işten çıkarma yasağının aydınlatılması' olarak tanımlanıyor.
Teknoloji sektöründe 12 bin kişilik kesinti referans oldu
Dünya devleri arasında Google, 2024 başlarında yapay zeka yatırımlarını finanse etmek amacıyla yaklaşık 12 bin çalışanını işten çıkarma kararı alarak sektördeki 'verimlilik odaklı küçülme' stratejisini resmileştirdi. Bu kararın ardından Meta, Amazon ve Microsoft gibi şirketlerde de binlerce kadro silindi. Sektör raporlarına göre bu dalga, sadece maliyet kontrolünden öte, yapay zeka araçlarının insan işgucunu değiştirdiği operasyonel bir dönüşümün işaretleri olarak okunuyor.
Bankacılıkta 'emekçi' hedef alınıyor, taşeron modeli devreye giriyor
Türkiye'de sürecin en somut örneği Garanti BBVA'da yaşandı. Banka yönetimi, emekliyet yaşı ve prim gün sayısı tamamlamış veya buna yakın yüzlerce çalışana 'isteyerek ayrılma' formları imzalattırdı. İş hukuku doctrina ve sendika bildirilerine göre bu yöntem, toplu işten çıkarma tazminatlarını (işçi sayısı 30'u geçtiğinde işverene yükümlülük getiren mevzuat) atlatmak için kullanılan bir 'yolsuzluk' olarak değerlendiriliyor. Boşalan yerlerin, aynı maaş ve haklara sahip olmayan, sosyal güvencesiz taşeron personelle doldurulması ise 'iş gücünün ucuza düşürülmesi' stratejisinin bir parçası olarak görüldü.
2025 tavanları: Kıdem ve ihbar tazminatları ne kadar arttı?
İşten çıkarma riskiyle karşı karşıya kalan işçilerin elindeki en güçlü silah, yıllık olarak yenilenen tavan tutarlardır. 2025 yılı için resmi gazete'de yayımlanan verilerle birlikte kıdem ve ihbar tazminatı günlük tavanı, asgari ücretin 2025 üzerindeki zam oranına paralel olarak yeniden belirlendi. Bu rakam, 2024 son çeyreğine kıyasla önemli bir artış gösterse de, enflasyon farkını tam karşılamadığı için reel kazancı düşürüyor. Uzmanlar, işverenin 'zorlu istifa' imzalatma girişiminde bu tavan üzerinden hesaplanacak net tazminatı reddetmenin, mahkemelik sürecin başlangıcı olduğunu vurguluyor.
'Kötü e-posta' örneği: İnsanlık hali yerini soğuk algoritmalara bıraktı
ABD'de bir teknoloji şirketinin, çalışanlarına gece yarısı gönderilen ve 'Performansınız yetersiz, yarın gelmeyin' tonunda, hatta bazıları 'şirket bilgisayarınızı uzaktan kilitledik' ifadesi içeren e-postayla işten çıkarması, 'yılın en kötü işten çıkarma e-postası' seçildi. Bu olay, insan kaynakları yönetiminin 'insan odaklı' olmaktan çıkıp, hukuki riskleri minimize edecek standartlaştırılmış, soğuk prosedürlere dönüştüğünü kanıtlıyor. Türkiye'de de benzeri 'toplu mail' yöntemleriyle çağrı merkezi ve beyaz yaka çalışanları feshedildiği bildiriliyor.
Çalışan ne yapmalı? Uzmanların 'kırmızı çizgileri'
- İmzalamayın: 'İstifa dilekçesi', 'uzlaşı tutanağı' veya 'yıllık izin kullanım formu' gibi belgeleri hukuki danışmanınız incelemeden asla imzalamayın. İmza atıldığı anda haklarınız kaybolur.
- Delil toplayın: Zorlama, tehdit, mobbing veya 'performans' bahanesiyle yapılan çağrılar için ses/kayıt, e-posta, tanık ifadeleri saklayın.
- İşveren bildirimi: 30 günden az süreyle çalışıyorsanız ihbar, fazlasında kıdem tazminatı hak kazandırır. İşveren yazılı bildirim yapmak zorundadır; sözlü fesih hukuksuzdur.
- İşkur kayıtı: İşten çıkarma tarihi itibarıyla 30 gün içinde İşkur'a başvuru yapmazsanız işsizlik maaşı hakkınız düşer.
Piyasada 'yapay zeka benim işimi alır mı?' kaygısı yerini 'şirket beni maliyet olarak mı görüyor?' sorusuna bıraktı. Hukuki süreçler yıllar sürebilir, ancak 2025 tavanları üzerinden hesaplanacak tazminatlar, işçinin mücadele gücünü belirleyen somut birer kriter olarak duruyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
