HaberGo
Ekonomi

Mersin ve İskenderun limanları: Doğu Akdeniz'in lojistik kalbi nasıl atıyor?

Türkiye'nin iki dev konteyner limanı operasyonel verimlilik, demiryolu entegrasyonu ve transshipment hacmiyle bölgedeki stratejik rekabeti belirliyor.

HMHaber Merkezi
· 3 dk90 okunma
Mersin ve İskenderun limanları: Doğu Akdeniz'in lojistik kalbi nasıl atıyor?
Mersin ve İskenderun limanları: Doğu Akdeniz'in lojistik kalbi nasıl atıyor?

Türkiye'nin dış ticaretinin Akdeniz'e açılan en kritik iki kapısı olan Mersin Uluslararası Limanı (MIP) ve Limakport İskenderun, küresel lojistik krizlerden deprem felaketine kadar son yıllardaki sınavlardan çıkan operasyonel dayanıklılıklarıyla öne çıkıyor. Her iki liman da yıllık toplam 3,5 milyon TEU civarında bir işleme kapasitesine ulaşarak, sadece ulusal ihracatı değil, Irak, Suriye, Cezayir ve Orta Asya'ya uzanan "hinterland" (arka ülke) pazarlarının transshipment (geçiş yükü) merkezi olma iddiasını güçlendiriyor.

Mersin: Kapasite artırımı ve demiryolu darboğazının çözümü

Mersin, PSA International ve Akfen Holding ortaklığındaki MIP işletmesiyle Akdeniz'in en büyük konteyner terminali kimliğini koruyor. Liman, 2023 yılı sonu verilerine göre yılda 2,1 milyon TEU'yu aşarak tarihî zirveye imza atmıştı. Operasyonel analizde öne çıkan iki dinamik var: İlk olarak, 2. ve 3. kademesi tamamlanan yerleşim alanları ve STS (Ship-to-Shore) vinç yatırımlarıyla limanın anlık gemi işleme kapasitesi artırıldı. İkincisi ve daha kritik olanı, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep demiryolu hattının çift hat ve elektrikliyeştirilmesi projesinin hızı. Sektör verilerine göre limana gelen/yola çıkan konteynerlerin hâlâ %15-20'si demiryolu ile taşınıyor; bu oranın %30'a çıkarılması hedefleniyor. TCDD Taşımacılık A.Ş. ve liman işletmesi arasında kurulan "Port Community System" entegrasyonu, vagon planlamasını gemi varış saatleriyle senkronize ederek gemi bekleme sürelerini (turnaround time) 24 saatin altına çekmeyi hedefliyor.

İskenderun: Depremden toparlanma ve endüstriyel arka ülke gücü

6 Şubat 2023 depremlerinde ciddi hasar alan Limakport İskenderun, operasyonel bir mucizeye imza atarak 6 ay içinde tam kapasiteye döndü. Limak Holding işletmesinde yearly 1,4 milyon TEU seviyelerine yeniden ulaşılması, limanın coğrafi avantajını kanıtladı. İskenderun'un farkı, İskenderun Demir Çelik (İsdemir), toros tarım sanayii ve Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) gibi ağır sanayi tesislerine sıfır mesafedeki yerleşimidir. Bu "fabrikadan gemiye" lojistiği, limanın transshipment odaklı Mersin'den farklı olarak, tam kapsamlı (full container load) ihracat yükünde güçlü olmasını sağlıyor. Yeni yatırım programında, kuzey yarımadasına yönelik yeni yerleşim alanları ve ray şantiyeleri, limanın yıllık 2 milyon TEU hedefini 2026 sonuna kadar erişilebilir kılıyor.

İki liman, bir strateji: Tamamlayıcılık mı, iç rekabet mi?

Resmi kurum vizyon belgelerinde (Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2053 Lojistik Master Planı) her iki liman da "Bölgesel Lojistik Merkez" statüsünde tanımlanır. Pratikte Mersin, dev transoceanik gemilerin (mother vessels) boşaltıldığı/yüklediği "hub" limanı; İskenderun ise bölgesel feeder gemileri ve Ro-Ro hatlarıyla Mersin'i besleyen ve kendi endüstriyel yükünü doğrudan ihraç eden "gateway" limanı rolü oynuyor. Ancak Mersin'in tasarruf ederken (economies of scale) İskenderun'un maliyet avantajı (daha kısa gemi bekleme, daha düşük liman harcı) bazı hat armatörlerini doğrudan İskenderun'a çekiyor. Bu durum, limanlar arası fiyat/verimlilik rekabetini beraberinde getirirken, bölge toplamı için sağlıklı bir piyasa dinamizmi yaratıyor.

Yeşil liman ve dijitalleşme: Geleceğin KPI'ları

Her iki liman işletmesi de AB Karbon Sınır Düzenlemesi (CBAM) ve IMO 2050 sıfır emisyon hedefleri öncesinde "Yeşil Liman" sertifikasyon sürecini hızlandırdı. MIP'te sahada elektrikli RTG (Rubber Tyred Gantry) vinç parkı yenilemesi ve kıyı şarj istasyonları (OPS - Onshore Power Supply) tender aşamasında. İskenderun'da ise deprem sonrası yeniden inşada yeşil bina standartları ve güneş enerjisi santralleri entegre edildi. Dijitalleşmede ise "Akıllı Liman" uygulamaları (Otonom kamyon giriş-çıkış, blok zinciri tabanlı konşimento işlemleri, yapay zeka destekli yerleşim planlaması) operasyonel verimliliği (moves/hour) artırmak için hayati hale geldi. Sektör uzmanları, bu yatırımların önümüzdeki 5 yılda liman başına konteyner işleme maliyetini %15-20 oranında düşüreceğini, bu da Türk ihracatçısının rakip ülke limanlarına (Mersin/İskenderun vs. Limasol, Haifa, Beyrut, Ceyhan) göre fiyat rekabetçiliğini koruyacağını öngörüyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi