MSB'den Avrupa Parlamentosu'na sert tepki: 'Tarihi gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşım'
Genelkurmay, Avrupa Parlamentosu'nun onayladığı metindeki iddiaları 'mesnetsiz' olarak reddederken, Türkiye'nin bu yaklaşım karşısında 'gerekli karşılığı vereceğini' vurguladı.

Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı (MSB), Avrupa Parlamentosu'nun genel kurulunda kabul edilen rapor/tasarı metninde yer alan Türkiye ile ilgili hükümler üzerine yazılı bir tepki yayımlandı. Genelkurmay'ın resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, metinde yer alan iddiaların "tarihi gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı bir yaklaşım" sonucu oluştuğu, bu nedenle "şiddetle reddedildiği" belirtildi.
Genelkurmay: 'Mesnetsiz iddialar barındırıyor'
Yapılan açıklamada, Avrupa Parlamentosu'nun ilgili metninin "gerçekleri yansıtmadıığı", "ön yargılarla hazırlandığı" ve "bölgenin güvenlik ve istikrarına hizmet etmediği" vurgulandı. MSB, metinde geçen ifadelerin "hukuki dayanağı bulunmadığını", "uluslararası hukuk ve evrensel değerlerle çeliştiğini" kaydetti. Açıklamada, Türkiye'nin kendi meşru çıkarlarını ve gücünü koruma kararlılığının sürdüğü, bu tür bir taraflı yaklaşımın "gerekli karşılığını bulacağını" ifade eden ifadeler yer aldı.
Ne oldu? Sürecin arka planı
Tepkinin kaynağı, Avrupa Parlamentosu'nun Strasburg/Brüksel'de gerçekleşen plenoturum toplantısında gündeme getirilen ve oybirliğiyle/çoğunlukla kabul edilen Türkiye ile ilişkili rapor/tasarı. Parlamento üyeleri, metin içinde Kıbrıs sorunu, Doğu Akdeniz'deki jeopolitik gerilim, insan hakları durumuyla birlikte tarihsel olaylar (özellikle 1915 Ermeni iddiaları) kapsamında Türkiye'yi hedef alan çağrılar ve değerlendirmeler içeren maddeler onayladı. Bu gelişme, Ankara'da hem Dışişleri Bakanlığı hem de Genelkurmay seviyesinde eşzamanlı tepkilere neden oldu.
Ankara'dan çift tepki: Dışişleri de 'kabul edilemez' dedi
MSB açıklaması yerinde dururken, Dışişleri Bakanlığı da ayrı bir yazılı açıklamayla Parlamento'nun kararını "taraflı", "haksız" ve "gerçeklikten yoksun" olarak nitelendirdi. Bakanlık kaynakları, Büyükelçi seviyesinde demarşe yapıldığını veya yapılması planlandığını, Türkiye'nin AB sürecine ve iki taraflı ilişkilere zarar vereceği uyarısında bulunduğunu aktardı. Diplometrik çevreler, bu tepkilerin sadece retorik kalmayacak, önümüzdeki dönemde AB-Türkiye üst düzey diyalogları ve mali işbirliği dosyalarına yansıyabileceğini öngörüyor.
Tekrarlayan bir kriz çizelgesi
Avrupa Parlamentosu'nun dönem dönem onayladığı bu tür raporlar ve acilite tasarıları, Türkiye-AB ilişkilerinde sürekli bir gerginlik kaynağı oluşturuyor. Ankara, Parlamento'nun "yasama organı olsa da yürütme yetkisi olmadığını", bu kararların bağlayıcı nitelikte olmadığını ancak siyasi mesaj olarak algıladığını her fırsatta vurguluyor. MSB'nin bu seferki tepkisi, güvenlik ve tarihsel kimlik eksenlerinde "kırmızı çizgi" çizildiğinin, askeri kurumun da bu sürece dahil olarak siyasi iradeyi desteklediğinin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Gelecek günlerde Brüksel'de AB Komisyonu ve Konseyi seviyesinde bu raporun takibi, Türkiye'nin üyelik görüşmeleri bağlamında (henüz donuk olsa da) ve İltica Mülteci Anlaşması gibi işbirliği alanlarında nasıl bir etki yaratacağı merak ediliyor. Ankara kaynakları, "diyalog kapısının açık olduğunu ancak saygı ve karşılıklı çıkar esasının şart olduğunu" tekrar hatırlatıyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
