Okul öncesi beslenmede altın kurallar: Diyetisyen Veysel Büyüközer uyardı
Uzman Diyetisyen Veysel Büyüközer, okul öncesi dönemde çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi için kritikal olan beslenme alışkanlıklarını ve velilerin kaçınması gereken hataları açıkladı.

Diyetisyen Veysel Büyüközer, okul öncesi dönemde (3-6 yaş) çocukların hızlı büyüme ve gelişim atılımlarını desteklemek için dengeli, çeşitli ve yeterli beslenmenin vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Büyüközer, bu dönemde edinilen alışkanlıkların yetişkinlik sağlığını belirlediğini kaydetti.
Günlük besin grupları eksiksiz olmalı
Büyüközer, çocukların her gün dört temel besin grubundan (süt ve ürünleri, et-yumurta-bakliyat, sebze-meyve, tahıl) yeterli miktarda tüketmesi gerektiğini belirterek, "Tabağın yarısı sebze-meyve, dörtte biri protein, dörtte biri tam tahıl veya nişasta olmalıdır" prensibini hatırlattı. Özellikle kalsiyum depolarının oluştuğu bu yaşta günde 2-3 porsiyon süt/yoğurt/peynir tüketiminin kemik sağlığı için kritikal olduğunu ifade etti.
Şekerli ve işlenmiş gıdalardan uzaklık
Uzman, paketli atıştırmalıklar, hazne şerbeti, şekerli çikolatalı krepler ve kızartmaların "boş kalori" kaynaklı olduğunu, bu gıdaların sindirimi zorlaştırdığı ve demir eksikliği riskini artırdığını uyardı. Büyüközer, atıştırmalık olarak kuruyemiş, meyve, yoğurt veya ev yapımı kek/tatlı tercih edilmesi gerektiğini önerdi.
Su tüketimi ve tuz alışkanlığı
Çocukların hissi zayıf olduğu için kendiliğinden su istemeyebileceğini belirten Büyüközer, velilerin günde 1-1.5 litre su tüketimini küçük bardaklarla bölüşerek sağladığını aktardı. Yemeklere tuzluk ekme alışkanlığının böbrek yükünü artırıp hipertansiyon zemini hazırladığına dikkat çekerek, yemeklerin az tuzlu pişirilmesi ve masada tuzluk koyulmaması gerektiğini hatırlattı.
Kahvaltı kaçırılamaz, ekran başında yeme yok
Günün en önemli öğününün kahvaltı olduğunu savunan diyetisyen, proteinli (yumurta, peynir) ve lifli (tam buğday ekmeği, havuç/salatalık) bir kahvaltının odaklanmayı ve öğrenme performansını artırdığını söyledi. Ayrıca yemek yeme sürecinin aile masasında, televizyon/tablet ekranından uzak, sohbet ederek geçirilmesinin sindirimi ve porsiyon kontrolü açısından hayati olduğunu vurguladı.
Seçici yeme davranışına sabırla yaklaşılmalı
Bu dönemde sık görülen "seçici yeme" (neofobi) davranışının geçici bir süreç olduğunu belirten Büyüközer, çocukların zorlanarak beslenmemesi, yiyeceklerin sunumunun renklendirilmesi ve pişirme sürecine ortak katılımının yiyecek kabullerini olumlu yönde etkilediğini kaydetti. "Veli modeldir; anne-baba sebze yemiyorsa çocuk da yemez" diyerek aile beslenme kültürünün öncü rolünü çizdi.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
