Özlem Karabay 1,5 yıl sonra konuştu: 'Levent Üzümcü hayatımı kararttı' iddiası gündemi salladı
Senarist Özlem Karabay, eski eşi Levent Üzümcü'ye yönelik 'psikolojik şiddet' iddialarıyla 1,5 yıllık sessizliğini kırdı. 'Hayatımı kararttın' ifadesiyle sosyal medyada yaptığı paylaşım, magazin gündemini aşarak şiddetle mücadele tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

İstanbul — Ünlü senarist Özlem Karabay, 18 Ekim 2026 Pazar günü Instagram hesabından yaptığı uzun bir paylaşımla, eski eşi oyuncu Levent Üzümcü'ye yönelik ciddi iddialarda bulundu. Karabay, yaklaşık 1,5 yıl süren boşanma ve ayrılma sürecinde koruduğu sessizliği bozarak, "Hayatımı kararttın" cümlesiyle başlayan metninde duygusal şiddet, psikolojik baskı ve manipülasyon tanımlayan deneyimleri anlattı. Paylaşım wenige saat içinde binlerce yorum ve paylaşım alarak sosyal medyanın gündem başı yaparken, konu kadınlara yönelik şiddetin görünmez formları üzerine kamuoyu tartışmalarını tetikledi.
Sessizliğin kırılması: Neden şimdi?
Karabay'ın paylaşımında dikkat çeken en belirgin detay, "Artık sustuğum için değil, sustuğum için suçlu hissetmediğim için yazıyorum" ifadesiydi. Yaklaşık Nisan 2025'te başlayan ve medyadan uzak tutulan boşanma sürecinde her iki taraf da "aile mahkemesi gizliliği" çerçevesinde seslerini çıkarmamıştı. Ancak Karabay, paylaşımında bu sürecin kendisi için bir "hapis" olduğunu, terapi sürecinin de bu sessizliği kırma kararı vermesine yardımcı olduğunu belirtti. Uzmanlar, şiddet mağdurlarının travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) sürecinde, güvendiği bir ortamda ve yargılanma korkusu azaldığında sözlü ifadeye geçebileceklerini hatırlatıyor.
Behzat Ç. ortaklığından ayrılma yolculuğu
İki isim de Türk televizyon tarihinin en etkili yapımlarından biri olan Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi ekibinin kurucu üyeleriydi. Levent Üzümcü dizide başrol Behzat Ç. karakterini canlandırırken, Özlem Karabay senaryo ekibinin kalbiydi. Bu profesyonel ortaklık, yıllar süren evliliğin temel dinamiklerinden biriydi. Çiftin ayrılma haberi 2025 baharında düşürülmüş, o dönem "uyumsuzluk" gerekçesiyle medyaya yansıtılmıştı. Karabay'ın yeni paylaşımı, o dönemki "sessiz ayrılma" narratifiyle tamamen çelişen, sistematik bir psikolojik şiddet süreci olduğunu işaret ediyor.
Psikolojik şiddet kavramı ve hukuki boyut
Karabay'ın metinde "gazlıgtırma" (gaslighting), "izole etme" ve "ekonomik/psikolojik kontrol" terimlerine atıfta bulunması, hukukçular ve psikologlar tarafından "yakın ilişki şiddetinin en gizli ve kanıtı zor türü" olarak tanımlanan psikolojik şiddet çerçevesinde değerlendiriliyor. Türk Ceza Kanunu'nun 106. ve 107. maddeleri kapsamında kasten yaralama ve taciz suçları çerçevesinde değerlendirilebilecek bu iddialar, henüz bir savcılık başvurusu mu yoksa sadece kamuoyu aydınlatması mı olduğuyla ilgili Karabay tarafından net bir açıklama gelmedi. Levent Üzümcü veya avukatları tarafından yazı hazırlanırken henüz herhangi bir resmi cevap, reddiye veya açıklama yayınlanmamıştı. Üzümcü'nün yönetmenliğinde yer aldığı son proje Kızıl Goncalar dizisinin son bölümü geçen hafta ekrana gelmişti.
Sosyal medya: Yeni "mahkeme" mi, yoksa "sığınak" mı?
Olaya dair yorumların yoğunlaştığı X (eski Twitter) ve Instagram platformlarında, "İnanıyorum", "Sesiniz için teşekkürler" etiketleriyle destek akını yaşanırken, bir kesim "Yargı öncesi linç" uyarısı da yaptı. Kadın hakları örgütlerinden KA.DER ve Mor Çatı gibi kurumların temsilcileri, "Mağdurun sessizliği kırılması, adalet sürecinin başlangıcı olabilir; ancak bu süreç medya yargısına değil, yargıya bırakılmalı" çağrısında bulundu. Benzer süreçlerde (örneğin 2023-2024 dönemindeki bazı ünlü ayrılıkları) görüldüğü gibi, sosyal medya paylaşımları hem delil niteliği kazanabiliyor hem de dava sürecini etkileyebiliyor.
Gelecek süreçte ne olacak?
Haberin bu yazıldığı an itibarıyla Levent Üzümcü tarafına resmi görüş için ulaşım sağlanmaya çalışıldı, henüz geri dönüş alınamadı. Hukuki süreç başlatılmışsa dosya Aile Mahkemesi'nde gizlilik kapsamında seyredecektir. Eğer iddialar ceza muhakemesine taşınırsa, tanık ifadeleri, terapi raporları ve dijeler kanıtlar kritik olacaktır. Kamuoyu için ise bu olay, "Ünlülerin özel hayatının kamusal alana taşınması" ve "Psikolojik şiddetin tanınması" üzerine kalıcı bir vaka çalışması niteliğinde kaydedilecek.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
