HaberGo
Ekonomi

Türkiye-Azerbaycan 'Yeşil Enerji Koridoru' anlaştı: Kara Denizi kabloyu Avrupa'ya açacak

İki ülke elektrik iletimi ve yeşil hidrojen konusunda somut adımlar atarken, Kara Denizi altından geçecek kablo Avrupa'nın enerji haritasını yeniden çiziyor.

HMHaber Merkezi
· 2 dk169 okunma
Türkiye-Azerbaycan 'Yeşil Enerji Koridoru' anlaştı: Kara Denizi kabloyu Avrupa'ya açacak
Türkiye-Azerbaycan 'Yeşil Enerji Koridoru' anlaştı: Kara Denizi kabloyu Avrupa'ya açacak

Türkiye ve Azerbaycan, petrol ve doğalgazda 30 yıllık stratejik ortaklığı elektrik ve yenilenebilir enerjiye taşıyan «Yeşil Enerji Koridoru» projesinde kritik bir konsolidasyon sağladı. Bakü'de yapılan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantılarının ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve Azerbaycan Enerji Bakanı Pərviz Şahbazov imzaladığı protokollerle, Orta Asya ve Hazar bölgesindeki devasa rüzgâr ve güneş potansiyelinin Türkiye'yi 거쳐 Avrupa'ya elektrik olarak aktarılması için yol haritası netleştirildi.

Kara Denizi altından 1.000 MW'lik ilk etap

Projenin belkemiği olacak Kara Denizi Altı Elektrik İletim Hattı'nın ön çalışmaları hızlandırıldı. GEİAŞ ve Azerenerji arası teknik ekipler, kablo rotasının Jeorjiya sahillerinden geçerek Türkiye'nin Karadeniz kıyısına (muhtemelen Zonguldak veya Samsun bölgesi) ulaşmasını öngören rotada derinlik, jeolojik risk ve maliyet analizlerini tamamladı. İlk etapta 1.000 MW kapasiteli bir çift devre hattı planlanıyor; bu hat tamamlandığında Azerbaycan'daki yenilenebilir santrallerden üretilen temiz elektrik, Türkiye şebekesine entegre edildikten sonra mevcut Balkan ve Avrupa bağlantı hatları (TEİAŞ-ADMİE, TEİAŞ-Transelectrica) üzerinden Orta ve Batı Avrupa'ya satılabilecek.

Hidrojen ve 'Güçlü Hazar' vizyonu

Sadece elektrik iletimiyle kalmayan görüşmelerde, Azerbaycan'ın «Güçlü Hazar» (Strong Caspian) inisiyatifi kapsamında planladığı devasa yenilenebilir enerji parklarından (özellikle Abşeron ve Hazar açıklarındaki rüzgâr santrallerinden) elde edilecek fazladan enerjinin, yeşil hidrojen ve amonyak üretimine yönlendirilmesi gündeme geldi. Türkiye, mevcut doğalgaz boru hatlarının (TANAP) hidrojen uyumluluğu çalışmaları ve liman altyapısı (Aliaga, Mersin) ile bu yeşil molekülün Avrupa pazarlarına ulaşmasında «transit ve dönüşüm hub'ı» rolü üstlenecek. Bakan Bayraktar, «Gazdan elektrike, elektrikten de hidrojene geçişimizin altyapısını bugün atıyoruz» ifadelerini kullandı.

Bölge için üç boyutlu etki

Uzmanlar projenin bölge üzerindeki etkisini üç ana başlıkta toplayıyor: İlk olarak enerji güvenliği; Avrupa'nın Rus gazına bağımlılığını azaltmak için aradığı alternatif koridorlar arasında elektrik ve hidrojen yolu en hızlı ve «karbon sınırlama mekanizması» (CBAM) uyumlu seçenek olarak öne çıkıyor. İkincisi ekonomik entegrasyon; Azerbaycan'ın enerji ihracat geliri çeşitlenecek, Türkiye ise transit ücreti, şebeke işletmeciği geliri ve yeşil endüstri yatırımları (demir-çelik, çimento, gübre) çekecek. Üçüncüsü jeopolitik denge; Hazar enerjisinin Batı'ya giden rotasında Rusya ve İran'ın etkisi dışında, NATO üyesi Türkiye ve stratejik ortağı Azerbaycan eksenli bir koridor oluşuyor. COP29'un Bakü'de yapılması bu süreci diplomatik bir zorunluluk haline getirmişti; artık teknik ve mali kapanış süreci (finansman modelleri, EBRD/Dünya Bankası katılımlı proje finansı) başlıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi