AB Bütçesi: Yeni Dönemde Kaynaklar ve Harcamalar Nasıl Yeniden Şekilleniyor?
2024 revizyonu ile 1,2 trilyon avroluk çerçeve Ukrayna, savunma ve rekabetçilik odaklı güncellendi; plastik vergisi ve CBAM yeni gelir kapılarını açarken 2027 sonrası için büyüme tartışmaları hızlandı.

Brüksel — Avrupa Birliği'nin 2021-2027 Çok Yıllık Mali Çerçevesi (MFF), Şubat 2024'te onaylanan orta vadeli revizyon ile stratejik bir dönüşüm noktasına girdi. Toplam taahhüt yetkisi 1,211 trilyon avroya (2018 fiyatları) yükseltilirken; bütçenin hem gelir hem de gider yapısı, "Birlik politikalarından" (kohezyon, tarım) "Stratejik Özerklik" politikalarına (savunma, teknoloji, enerji, Ukrayna desteği) kaydırıldı.
Gelir Tarafında "Kendi Kaynakları" Devrimi
AB bütçesini finanse eden geleneksel Üye Ülke katkılarının (BNP oranlı kaynaklar) ağırlığı azaltılarak, ortak politikalarla beslenen "Kendi Kaynakları" sistemine geçiş hızılandırıldı. 2021 Ocak'tan itibaren uygulanan plastik ambalaj atığı vergisi (kilo başına 0,80 avro), yıllık yaklaşık 7-8 milyar avro net gelir sağlıyor. 2023'te devreye giren Karbon Sınır Düzenleme Mekanizması (CBAM) geçiş dönemi sonunda (2026'dan itibaren) bütçeye doğrudan akış sağlayacak. Buna ek olarak, Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) gelirlerinin bir kısmı ve gelecekte dijital hizmet vergisi ile şirketler vergisi (BEPS 2.0) bu havuza eklenecek. Komisyon, 2027'ye kadar Kendi Kaynakları'nın toplam gelirin %20-25'ine çıkmasını hedefliyor.
Harcama Önceliklerinde Tarihsel Kayma
Revizyonun en somut sonucu, esneklik marjlarının (Flexibility Margin, Single Margin Instrument) tüketilerek yeni öncelikler için alan açılmasıydı. Ukrayna Tesisi (50 milyar avro, 2024-2027), Göç ve Sınır Yönetimi (ek 2 milyar avro) ve Stratejik Teknolojiler için Avrupa Platformu (STEP) bütçe çizelgesinin en hızlı büyüyen kalemleri oldu. Buna karşılık, hâlâ bütçenin en büyük payını (yaklaşık %55-60) alan Kohezyon Politikası ve Ortak Tarım Politası (CAP) kalemleri, reel terimlerde donduruldu veya artış hızı enflasyonun altında tutuldu. Bu, "Birlik" ilkesi ile "Rekabetçilik" ilkesi arasındaki gerilimi resmi rakamlarla ortaya koyuyor.
Türkiye Perspektifi: IPA ve Katılım Süreci
Türkiye için AB bütçesi, Katılım Öncesi Yardım (IPA) aracılığıyla işler. 2021-2027 IPA III programı için ayrılan 6,1 milyar avro (mevcut fiyatlar), kitleyi müzakere süreçinin gidişatına ve kriterlere (yargı, temel haklar, ekonomi) bağlamıştır. Revizyon sürecinde Türkiye'ye ayrılan paketin artırılmaması, Brüksel'in "performans temelli" yaklaşımdan ödün vermediğini gösteriyor. Buna karşılık, Ukrayna, Moldava ve Batı Balkanları için "Uyum ve Büyüme Tesisi" (Reform and Growth Facility) üzerinden hibe ve kredi karışımıyla çok daha büyük paketler (örneğin Ukrayna için 50 milyar, Batı Balkanları için 6 milyar avro) mobilize edildi. Bu fark, Türkiye'nin "katılım adayı" statüsünün mali tablosundaki yeriyle ilgili somut bir veri noktası oluşturuyor.
2027 Sonrası: Draghi Raporu ve "Daha Büyük Bütçe" Çağrısı
Mevcut çerçeve 31 Aralık 2027'de sona erecek. Geçtiğimiz hafta yayımlanan Mario Draghi raporu, AB'nin yıllık %0,8-1 büyüme farkını kapatmak için YGSİ'nın en az %5-10'u kadarki ortak yatırım ve bütçe kapasitesine ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Bu, mevcut %1,07-1,10 (BNP oranlı) bütçe sınırının (Own Resources Ceiling) kaldırılmasını veya en azından %1,3-1,4 seviyelerine yükseltilmesini gerektiriyor. Almanya ve Hollanda gibi net katkıda bulunan üleler "verimlilik önce, para sonra" diyorken; Fransa, İtalya ve Doğu Avrupa ülkeleri "ortak borçlanma" (NextGenerationEU modeli) kalıcılığını talep ediyor. Gelecek 18 ay, bir sonraki MFF'nin sadece boyunu değil, AB'nin federal mi yoksa konfederal mi olacağını da belirleyecek en kritik müzakere süreci olacak.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
