İsveç Seçimleri'nin 4. Yılı: O 'Bıçak Sırtı' Gecesi Nasıl Döndü, 2026'ya Ne Miras Bıraktı?
2022 seçim gecesi bir mandatla öne çıkan sol blok, finalde 176-173 kaybetti. Kristersson-SD ittifakı nasıl yönetişim şekillendirdi ve 2026 için ne değişti?

Bugün 14 Eylül 2026 Pazartesi. Tam dört yıl önce bu günlerde, Stockholm'de valflaşır ışıkları altında bir ülke nefesini kesecek bir geceden geçiyordu. 11 Eylül 2022 İsveç genel seçimleri, son anketlerin ve exit poll'ların öngördüsünün ötesinde, demokrasinin en ince çizgilerinden birini test etti.
O gece Valmyndigheten (Val Kurulu) verilerine göre ilk sayımda Magdalena Andersson'ın yönettiği sol blok (Sosyaldemokratlar, Vänsterpartiet, Miljöpartiet, Centerpartiet) 175 mandata karşılık 174 ile öndeydi. Tek bir koltuk. Ancak yurtdışı oyları ve geç gelen zarflar sayıldığında masa ters döndü: Sağ blok (Moderaterna, Kristdemokraterna, Liberalerna ve Sverigedemokraterna) 176'ye çıktı, sol blok 173'e düştü. O 'bir mandatlık' önde geçiş, tarihî bir gerileme olarak kayıtlara geçti.
O gece neden o kadar kritikti?
Seçim gecesi canlı yayında izleyenler, SD'nin (Sverigedemokraterna) 1980'lerin neonazi kökenlerinden gelerek nasıl "müttefik" konumuna yükseldiğini şahit oldu. Jimmie Åkesson "Sorumluluk alma şansımız vardı, kullandık" demişti. Ulf Kristersson ise azınlık hükümeti kurmak için SD'nin parlamenter desteğini resmi bir koalisyona dönüştürmedi ama "Tidö Anlaşması" ile onları karar mekanizmasının kalbine oturtu.
Nihai resmi sonuçlarda partiler arası oy payları şöyle netleşmişti: Sosyaldemokratlar %30,3 ile tek başına en büyük parti kaldı, SD %20,5 ile ikinciye (Moderaterna %19,1) geçti. Bu, İsveç siyasetinde "cordon sanitaire" (koridor bariyeri) kültürünün sona erdiğini, popülizmin "İsveç usulü, yumuşak ama provokatif" bir dille meşrulaştığını gösteriyordu.
Dört yıl sonra masada ne kaldı?
Kristersson hükümeti, Tidö Anlaşması çerçevesinde göç politikasında sertleşme (geçici izinler, iade artışı), ceza cezalarının ağırlaştırılması ve polis gücünün artırılması yolunda yürüdü. Bandeler arası çatışmalar ("gängvåld") hâlâ en büyük güvenlik sorunu; 2023-2024 döneminde rekor seviyelerde patlama ve atım olayları yaşandı. NATO üyeliği (mart 2024) dış politikada büyük bir kazanç olarak kaydedildi ancak iç politikada "güvenlik" narasyonu seçim kampanyalarının tekelinde kaldı.
Andersson 2023 başında parti başkanlığından ayrıldı. Sosyaldemokratlar yeni lideri under Jytte Guteland (veya güncel lider) ile "işbirliği ruhu" vaadi verdiği 2022 gecesinin aksine, şimdi SD'yi dışlamak yerine onlarla "mümkünse" diyalog kapılarını aralıyor. Centerpartiet ve Liberalerna blok içi çatlaklar yaşıyor.
2026 Eylül'üne doğru giden yol
Yaklaşık bir yıl kala anketler (Novus, SCB, Ipsos) bloklar arası farkın yine ince bir çizgi olduğunu gösteriyor. Fark bu sefer: SD artık "dışlanacak tehlike" değil, "yönetim ortağı" konumunda. Seçmenin odaklanma noktası göç/gangden, ekonomik durgunluğa, elektrik fiyatlarına ve sağlık kuyruklarına kaydı. 2022'nin o "bir mandatlık" gecesi, bugün İsveç'in hangi yönüne gideceğini belirleyecek yeni bir denge arayışının başlangıcı olarak okunuyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
