HaberGo
Kültür-Sanat

Sabreen: Filistin direnişinin sesi olan efsanevi müzik grubunun hikayesi

1980'lerden bu yana Filistin kimliğini, direnişini ve umudunu notalarına dökün Sabreen, Arap dünyasının en etkili müzik topluluklarından biri olarak kültürel mirası koruyor.

HMHaber Merkezi
· 2 dk81 okunma
Sabreen: Filistin direnişinin sesi olan efsanevi müzik grubunun hikayesi
Sabreen: Filistin direnişinin sesi olan efsanevi müzik grubunun hikayesi

Sabreen (Arapça: صابرين, "Sabırlılar" anlamına gelir), 1980 yılında Kudüs'te kurulan ve Filistin müziğinin, dolayısıyla da Arap protesto müziğinin en simgesi hale gelen bir müzik grubudur. Grubun adı, Filistin halkının dayanıklılığını ve sabrını yansıtan bir isim olarak seçilmiştir.

Kuruluş ve ilk dönem

Grubun kurucu üyeleri arasında Said Murad (besteci, ud virtüözü), Kamilya Jubran (sözcü, kudüm ve ud sanatçısı), ve diğer yetenekli müzisyenler yer alıyordu. İlk albümleri Dukhan al-Barakin (1984), Filistin sokaklarında, kamplarda ve evlerde kasetler üzerinden elden ele dolaşarak bir nevi "halk albümü" statüsüne ulaştı. Şarkılarının sözleri; işgal, göç, kimlik arayışı ve günlük direniş konularını işlerken, müziği geleneksel Arap makamları ile çağdaş düzenlemeleri harmanlıyordu.

Kamilya Jubran dönemi ve uluslararası tanınırlık

1987-2002 yılları arasında grubun sesi ve yüzü olan Kamilya Jubran, Sabreen'i sadece bir müzik grubundan öte, bir kültürel direniş sembolüne dönüştürdü. Mawt al-Nabi (1990), Jayy al-Hammam (1994) ve Ala Fein (2000) albümleriyle grup Avrupa, Kuzey Afrika ve Japonya sahne aldı. Jubran'ın sesi, Mahmoud Darwish, Samih al-Qasim ve Tawfiq Zayyad gibi dev şairlerin şiirlerini besteleyerek Filistin edebiyatını evrensel bir dille anlattı.

Müzik dili ve etkileri

Sabreen'in sesi; klasik Arap müziği (makam, taksim), Filistin halk müziği (dabke ritimleri, zajal geleneği), batı enstrümantasyonu (viyolonçello, kontrabas, piyano) ve deneysel yapıları bir araya getiren benzersiz bir sentezdir. Grubun bestecisi Said Murad, ud'ü solo enstrüman olmaktan çıkarıp orkestral bir dokuya taşıyan yenilikçi düzenlemelerle tanınır. Bu yaklaşım, grubun "protesto müziği" etiketini aşarak evrensel bir sanat eserliği kazanmasını sağladı.

Kamilya Jubran'dan sonra ve kurumsallaşma

2002'de Kamilya Jubran'ın solo kariyerine odaklanmak için ayrılması (Paris'e yerleşmesi) grubun bir dönem için sessizliğe girmesine neden oldu. Ancak Said Murad liderliğinde Sabreen, 2007'de Sabreen Association for Artistic Development (Sanatsal Gelişim Derneği) adıyla Kudüs'te resmi bir sivil toplum kuruluşuna dönüştü. Bu yapı; genç müzisyen yetiştirme, müzik eğitimi verme, arşiv oluşturma ve yeni prodüksiyonlar destekleme faaliyetlerine odaklandı. 2010'lardan itibaren Said Murad'ın besteciliğinde, misafir sanatçılarla (Reem Talhami, Fadi Andrawes, Palestine Youth Orchestra üyeleri vb.) yeni projeler (ör. Ghazal, Ya Msafer Wahdak) hayata geçirildi.

Kültürel miras ve güncel anlamı

Bugün Sabreen; bir müzik grubu olmanın ötesinde, Filistin'in kültürel hafızasının koruyucusu ve aktarıcısı bir kurumdur. Grubun arşivleri, 80'lerin altüst geçen yıllarından bugüne uzanan bir müzik tarihi belgeler. Kudüs'teki derneği, işgalin kısıtlamaları altında da müziğin üretilmesini, öğretilmesini ve dinletilmesini sağlayan nadir alanlardan biridir. Yeni nesil Filistin müzisyenlerinin (ör. Basel Zayed, Tamer Abu Ghazaleh, ve Ramallah/Beytullah based kolektiflerin) çoğu Sabreen atölyelerinden çıkmış veya grubun estetiğinden derin etkilenmiştir.

"Sabreen" ismi, aynı zamanda Arap dünyasında yaygın bir kadın adı (Sabrin, Sabrine, Sabriye) olsa da, kültür tarihindeki yeri bu müziğe has bir özgüllüğe sahiptir: Sanatla direnişin, hafızayla geleceğin buluştuğu bir isim.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi