AYİM kararı bozulunca 3 astsubay 16 yıl sonra teğmen oldu: FETÖ dosyalarında 'önemeç' bir precedent
Anayasa Mahkemesi'nin 'hakimlik önden belirlenmesi' gerekçesiyle bozduğu kararla yola çıkan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, 2010 yılında FETÖ bağlantısıyla ayrılan üç astsubayın ayrılma kararlarını kaldırdı. Savunma Bakanlığı personel kanununa dayanarak mağdur edilen personeli teğmen rütbesine terfi ettirerek görevine döndürdü.

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) FETÖ/PDY bağlantılı yargılamalarda "hakimliğin önden belirlenmesi" ilkesini (Anayasa Madde 36/2) ihlal sebebiyle sergilediği yeni yorum, askeri personel temizleme süreçlerinin yargısal denetiminde somut bir neticeye ulaştı. 2010 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) FETÖ bağlantısıyla ayrılma kararı verilen üç astsubay, AYM'in Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) kararlarını bozması sonucunda başlatılan yeniden yargılama sürecinin sonunda, 16 yılın ardından teğmen rütbesine terfi edilerek yeniden görevlerine atandı.
AYM'in "Gizli Tanık ve Hakim Atama" Gerekçesi Süreci Değiştirdi
Olayın hukuki arka planı, 2016 darbe girişimi sonrası KHK ve idari işlemlerle ayrılan personelin başvurularının AYM'e taşınmasıyla başladı. AYM, FETÖ dosyalarında yargılama yapmış askeri mahkemelerin kompozisyonunda, yargıç atama usulünün (özellikle gizli tanıkların dinlenmesinde ve delil değerlendirmesinde) "adil yargılanma hakkı"nı ve "hakimliğin önden belirlenmesi" ilkesini zedelediğine kanaat getirdi. Bu gerekçeyle AYİM'in uyuşmazlık konusu kararları bozuldu ve dosyalar yeniden yargılama için AYİM'e iade edildi.
Yeniden Yargılama ve Ayrılma Kararlarının Kaldırılması
AYM'in bozma kararları (muhtemelen 2024-2025 yargı yılına ait Pleno veya Daire kararları) irdelendiğinde, AYİM'in yeniden yargılama heyetleri, bozma gerekçeleri çerçevesinde delil değerlendirmesini yeniledi. Sonuçta 2010 yılında verilen ayrılma kararları "usul ve yasaya aykırı" bulunarak kaldırıldı. Bu kararın resmi tesciliyle davacıların "eski haklarının sağlanması" gündeme geldi.
Astsubaydan Teğmene: Terfinin Hukuki Dayanağı
En dikkat çeken nokta, astsubay kademesinden başlayan personelin doğrudan teğmen (subay) rütbesine terfi ettirilmesiydi. Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı, personel kanunları (özellikle 2926 sayılı Personel Kanunu'nun ilgili maddeleri ve 3528 sayılı Kanun'un geçici maddeleri) çerçevesinde, mağduriyetin giderilmesi amacıyla "gecikme süresi kadar terfi ve aylık haklarının sağlanması" yorumunu benimsedi. Bu yorumla astsubaylar, eğer ayrılmasaydıkları takdirde ulaşacakları hipotetik kariyer seviyesi (teğmenlik) hesaplanarak bu rütbeye atandı. Aynı kararla geriye dönük maaş ve aylık farklarının ödenmesi de temin edildi.
Binlerce Benzer Dosya İçin "Kapı Açıldı"
Bu karar, 2010-2016 dönemi (Balyoz, Ergenekon, KCK ve erken FETÖ soruşturmaları) ile 2016 sonrası dönemde benzer usul suçlamalarıyla ayrılan binlerce astsubay, uzman çavuş ve subay için yol gösterici bir önemeç (precedent) niteliği kazandı. Hukuk çevreleri, AYM'in "hakimlik önden belirlenmesi" gerekçesini FETÖ dosyalarında standartlaştırmasının, Askeri Yargıtay ve AYİM'de bekleyen binlerce temyiz ve ihtilaf davasında mağdur lehine sonuçlanmasını hızlandıracağını öngörüyor. Savunma Bakanlığı kaynaklı henüz resmi bir genelge yayınlanmasa da, bu kararın icrası benzer davalardaki başvuru stratejilerini kökten değiştirecek nitelikte.
İcra Süreci ve Mali Yansıma
Üç davacının kimlikleri yargı sürecinin gizlilik ilkesi ve kişisel verilerin korunması çerçevesinde resmi kurumlar tarafından açıklanmadı. Ancak İhlas Haber Ajansı'nın (İHA) aktardığı bilgiye göre personel, ilgili komutanlıklarına atanarak görevine başladı. Mali yansıma olarak; 16 yıllık geriye dönük terfi farkları, tazminatlar ve sigorta prim ödemeleri devlet kasasından karşılanacak. Benzer kararlara dayanan diğer davalarda da Hazineye yönelik talep yoğunlaşması bekleniyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
